Cem Akkılıç

Cem Akkılıç
Takunya Libidocusu

Kel kalmış bir türbanlı gördünüz mü?..

SORU: Türkiye'de türban ve boneyi kimler üretiyor?..

CEVAP: Büyük çoğunluğu Yahudi asıllı tekstilciler ve Yahudilere ait markalar üretiyor... Bu iş sayesinde Yahudilerin cebine milyonlarca dolar akıyor!.. Tayyip'in karısı Emine'nin bir türbanı "günahtır diyerek" ertesi gün takmayıp yenisini takması ve bunu kadınlara önermesi, türban satışlarının dolaylı olarak artmasına ve Yahudilerin daha fazla kazanmasına hizmet etmek içindir!.. Emine'nin ipek türbanlarının tanesi yaklaşık 1000 ila 1500 lira arasında... 365 ile çarparsanız 1 yılda sadece türban ve boneye kaç para savurduğunu hesaplayabilirsiniz...

SORU: Türban kadını kel bırakır mı?..

CEVAP: Uzun yıllar takıldığında evet. Güneşin D vitamini cilt için gereklidir. Hava ve gün ışığı almayan kafada deri hastalıkları ve kellik kaçınılmazdır... 

SORU: Hiç kel kalmış bir türbanlı gördünüz mü?..

CEVAP: Hayır göremezsiniz, çünkü türbanı asla çıkartmazlar. İki nedenle çıkartmazlar. Birincisi bunun dinin emri olduğuna inanmalarıdır. İkincisi daha feci; türbanı çıkartırlarsa kellikleri ortaya çıkar...

SORU: Burada Yahudi zekası ön plana çıkıyor sanki?..

CEVAP: Önce Türkiye'de kuklalar aracılığı ile türbanın dinin emri olduğu şırıngalanmıştı. Ellili yılların ortalarına dayanır. Ama trendin artışı Tayyip'in iktidarında yükselişe geçti...

Ardından müthiş bir beyin yıkamayla; saç teli görünen kadınların, kızların hatta el kadar bebelerin kafir olacağı ve cehennemde cayır cayır yanacağı algısı oluşturuldu... 

SORU: Cehennem ile korkutma burada da karşımıza çıkıyor yani?..

CEVAP: Elbette... 

Cem Akkılıç 
27 Kasım 2016






Yahudiler 1 taşla 3 kuş vuruyorlar...

Türban üretenlerin büyük çoğunluğu Yahudi tekstilcilerdir... Buna kimsenin itirazı yok. Zaten türban markalarına bakmak yeterli...

Peki; şimdi yazının başlığındaki "3 kuş" olayını anlatalım.

Yahudiler türbanı Türk kadınlarına aşılayarak bu sektörden milyonlarca dolar para kazanıyorlar. Hiç hafife alınacak rakamlar değil bunlar...

Ama bu vurdukları 3 kuş içinde en ufak olanı.

Asıl vurdukları; dini masallarla ve türban şırıngasıyla Türk kadınını sosyal ve iş yaşamından el çektirmeleri. İşte en büyük felaket bu. Gelişmiş toplumlarda, uzay çağını yakalamış ülkelerde; kadınlar en az erkekler kadar her alanda var. Hatta bir çok sektörde kadınların önde olduğunu görebilirsiniz... 

Ya peki; İslam dünyasında kadının yeri nerede?!..

Yahudilerin vurduğu "üçüncü kuş" ise türban ile kadınların sağlıklarını bozuyor olmaları...

Güneşten alınan D Vitamininin hiç alınmaması kafa derisinde cılk yaralar oluşmasına ve kadınların KEL kalmasına neden oluyor... Kemik erimesi ise kara çarşaf giyenlerde sıkça ortaya çıkıyor...

Cem Akkılıç
6 Nisan 2016





Antenleri şaşan Diyanet neyin peşinde?..

Diyanet İşleri Türkiye'de camilerin kıblesinin yanlış olduğunu duyurmuştu geçenlerde... Doğru Kıble'yi bulmak için milyonlarca dolar harcanacağı kamuoyu ile paylaşılmıştı... Gerçi "babalar öz kızlarıyla cinsel ilişkiye girebilir" fetvası kadar bomba olay olmamıştı camilerin şaşıran antenleri mevzusu...

Şimdi "doğru Kıble" nasıl bir yer ona bakalım biraz...
Yahudi hard porno yıldızı Paris Hilton'u tanımayan yoktur. Hard porno aktiristi Paris, Mekke'nin tam dibine 7 yıldızlı bir otel-kerhane açmış... İşleri tıkırında...

7 yıldızlı bu kerhanede fuhuş, kumar, alkol, uyuşturucu gırla gidiyor olmalı... Zemzem suyu satacak hali yok elbette.

Sorulması gereken ise şu; Müslümanlar neden Mekke'yi Yahudi porno yıldızına peşkeş çekmişler?

Ancak...

1949 yılında kutsal topraklarımız dedikleri Filistin'i bir avuç Yahudiye peşkeş çekip, İsrail devletinin kurulmasına ses çıkartmayan Müslümanların, Mekke'de Yahudi kerhanesine ses çıkartmamaları doğal geliyor bana...

Buraya kadar tamam...

Peki ya antenleri şaşan Diyanet İşleri neyin peşinde?..

Cem Akkılıç
3 Şubat 2016



 Hâlâ yerli uçağı bekliyor saftorikler...




Osmanlı torunu...

Ben Atatürk çocuğuyum. Türkiye için yaptıklarından, giyim tarzına kadar Mustafa Kemal'e hayranım...

Tahmin edin bakalım bu sözler kime ait?..

Aklınıza hiç gelmeyebilir... Bu sözler Vahidettin ile son halife Abdulmecid'in torunu Neslişah Evliyazade'ye ait. 

91 yaşında vefat etmişti... Osmanlı'dan kalan yaşayan son mirastı... Köşesine çekilmişti... Muhtemelen bugün Osmanlıcılık oynayanlara bakıp, içinden kıs kıs gülüyordu... Çünkü O gerçek Osmanlı torunuydu...

Osmanlı torunuyuz diye bas bas yırtınanlar, türban takıp Osmanlı torunu oldum diyen makyajlı ambalajlı fıstıklar, fistanlı-dantelli kefen giyip meydanlarda soytarılık yapanlar, "reklam arası bitti" diyerek memleketi parsel parsel satıp, çocuklarını hıristiyan kolejlerinde okutan hırsız düzenbazlar Neslişah Evliyazade'yi tanımadılar, tanımak istemediler... 

Neslişah hanım hayattayken, O'nu Belçika'da mağaza kapatırken görmedik, duymadık...

Ceviz büyüklüğünde pırlantalar, armut gibi elmaslar takmadı...

Abdülhamid'in kovduğu Mason canavarı Thedor Herzl'in mezarı başında dikilip, kocası prens Muhammed Abdulmunim ile birlikte sap gibi durmadı...

Keşke tanısalardı Neslişah sultanı, belki aynaya bakıp; bizden olsa olsa soytarı olur, Osmanlı torunu hak getire derlerdi...

İçlerinden tabi...

Sessizce...

Cem Akkılıç
25 Ekim 2015




Teşekkürler Zeynep Güneş...

Milli yüzücümüz Zeynep Güneş'i kutluyorum...
Türbansız mayolu yüzücümüz Zeynep biz Türklerin gururu oldu...

Her şeye türbanı karıştırmasan olmaz mı diyenler olabilir aranızda.

Karıştırırım, çünkü; Yahudi tekstilcilerin ürettiği türbanları takanlardan böyle bir ulusal

Türbanlı diş doktorum...

Yıllar önce çocukken Beşiktaş'tan Kadıköy'e taşınmıştık. Henüz Acıbadem'deki kendi evimizi satın almamıştık. Kirada oturduğumuz evin sahibi hacıydı. Apartmanın sahibiydi ve girişte küçük bir bakkal dükkanı işletiyordu... İzzettin sokak, Gayret apartmanı... Çocuklukta yaşanılan bir çok şey unutulmuyor...

Kalbi temiz iyi bir insandı hacı amca... Bir akşam Kadıköy Rıhtım'da okuldan dönerken araba çarpmıştı bana... Korkudan annem yerine hacı amcayı